• Tamer Gerek

Cahil Toplumun Rüyasından Uyanış...

"Özgür olmak için doğduk... yeni şeyler ortaya çıkarmak, kendi yiyeceklerimizi yetiştirmek, yeteneklerimizi geliştirmek ve yaratıcı olmak için buradayız. Kendimizi alışveriş, teknoloji ve umursamaz tüketim içinde kaybolmak için değil. Sevmek ve affetmeyi öğrenmek için buradayız. Savaşmak, intikam almak veya başka insanların canını almak için değil. Zenginliklerimizi paylaşıp, cömert olmak için buradayız. Yüksek duvarların arkasına saklanıp, mal mülk biriktirmek için değil..."

Yanılgı ve cehaletin, dünya genelinde bir standart olduğu çağda yaşıyoruz. Sorunumuzun kaynağı ise, tüm uydurulmuş standart ve toplum tarafından beğenilmemize sebep olacak beklentileri karşılamak ve egolarımızı tatmin etmek için doğduğumuz günden ölene kadar girdiğimiz, gerçek olmayan bir yarıştır. Bu yarış, ve doymak bilmeyen egolarımızla kurduğumuz arkadaşlığımız sayesinde gerçek benliğimizi tamamen unutmuş hale geldik. 

Budistlerin "samsara" olarak isimlendirdikleri, renkli ve parlak fiyonklu paketlerde satılan ve tüm zenginlik peşinde koşan, aç gözlü toplumlara satılan, gerçekliğin bir fantezi versiyonunu yaşıyor hale geldik. 

Fakat bizim bu hale gelmemiz bilerek düzenlenmiştir... Belki de yüzlerce yıldır insan toplumunu hiyerarşik düzene yerleştirilebilme amacıyla düzenlenen bir plandır bu. Liderlerimiz, insanların hayatları boyunca aslında kendi kuyrukları peşinde koşturduğunu bilmelerini istemiyorlar, çünkü insanlar gerçeği fark ettiklerinde artık bir liderlere, alışveriş merkezlerine hatta yaşama standardını değiştirdiklerinde paraya bile ihtiyaçları olmadığını fark edeceklerdir. 

Eskiden krallar ve bürokratlar olduğu gibi, şimdi de hükümetler, büyük kurumlar, milyarderler, askeri liderler ve medya vardır. 

Gücün ve iktidarın sürekli olarak korunması ise, bilgilerin bulandırılması ve gerçekleri saklama gibi yöntemlerle gerçekleşir. Her gün yediğimiz yiyeceklerin nasıl üretildiğini, savaşların nasıl anlaşmalarla yapıldığını, eğitim sisteminin insanları ne kadar gereksiz bilgilerle meşgul ettiğini, gezegenimizin ekosistemini nasıl mahvettiğimizi, demokrasinin nasıl yozlaştığını, insanların borçlarla sisteme nasıl köle ettiklerinin gerçeğini bizden hep gizli tutmuşlardır.  

Daha da önemlisi, tüm bunların bize nasıl zarar verdiği ve hayatlarımızı tamamen boşa geçirdiğimiz konusunda karanlıkta tutmaya çalışmaları. Gerçekten mutlu ve özgür yaşamak varken, politikacıların hiçbir zaman yerine getirmedikleri vaatleri, pazarlama endüstrisinin bize satmaya çalıştıkları paketlenmiş "mutlulukları" ve nefsimize hakim olmak yerine, sadece nefsimizi dinlediğimiz hayatı üstüne inşa edilmiş gerçek dünyanın bir fantezi görüntüsünü yaşamaktayız.

Bu aldatmaca ve hileler, gazete, reklamlar, diziler, filmler, dergiler hatta çocuklara öğretilen bilgiler de dahil olmak üzere neredeyse her yerdedirler. 

Şimdiki jenerasyon, bu illüzyondan vazgeçip, hayal dünyasından uyanmazsa, çocuklarımız sadece yalanlarla yaşamak zorunda kalmayacak, bu zamana kadar dünyamıza verdiğimiz zararların cezasını da ödemek zorunda kalacaklardır.  

Açık görüşlülük, ve dünyadaki her insanda birlik duygusu hakim olmadan, doğru kararlar veremeyiz ve mantıklı seçimler yapamayız. Bilgelik, yaratıcı ve eleştirel düşünmeyi, ne tür eylemlerin olumlu sonuç getireceğini, hangi davranışların ve adımların ise zarar vereceğini öngörmeyi gerektirir. 

İçinde bulunduğumuz cehaletin hakim olduğu toplumda, düşüncelerimiz, toplum baskısı ve "olması gereken standart"larla bulandırılır ve böylece doğru kararı vermek neredeyse imkansız hale gelir.

"Hayır ben tamamen özgürüm!" diye düşünen insanlara o zaman bir de şu açıdan düşünmelerini istiyorum;  Ne seçilmesi gerekiyorsa seçiyorsunuz, ne lezzetli veya güzel olması gerekiyorsa lezzetli veya güzel olduğunu düşünüyorsunuz, ne yapılması gerekiyorsa, yapıyorsunuz, moda neyse onu giyiyorsunuz... Bu şekilde yaşayarak bir de özgür olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?

Aşağıdaki videoyu izledikten sonra, yaşadığınız hayatı tekrar gözden geçirmenizi tavsiye ediyorum; 

Gerçek potansiyelimizi, özgürlüğümüzü ve birliğimizi yaşayabilmek için uyanmaya hazır mısınız? Her birimizin uyanması ve uyuyanları uyandırması lazım, çünkü bu toplumun değişmesinin tek yolu budur. Hepimizin birlik olması gerekiyor artık. 

Yaratıcı ve özgür olmak için geldik buraya, başkalarının hizmetçisi veya işlerini halleden robotları olmak için değil. Özgür olmak için doğduk... yeni şeyler ortaya çıkarmak, kendi yiyeceklerimizi yetiştirmek, yeteneklerimizi geliştirmek ve yaratıcı olmak için buradayız. Kendimizi alışveriş, teknoloji ve umursamaz tüketim içinde kaybolmak için değil. Sevmek ve affetmeyi öğrenmek için buradayız. Savaşmak, intikam almak veya başka insanların canını almak için değil. Zenginliklerimizi paylaşıp, cömert olmak için buradayız. Yüksek duvarların arkasına saklanıp, mal mülk biriktirmek için değil...

Spiritüalizmde Bu Hafta

Copyright © 2016 Galaktik Haber Tüm Hakları Saklıdır.