• Tamer Gerek

Tarih Öncesi Uçan Daireler


Antik Uzaylılar

Bu yazdığım makalede, tarih öncesine ait görülmüş uçan dairelere, uzaylılara ve bu konudan yola çıkarak, insanların deneyimlerine yoğunlaşacağız. Tarih öncesine ait antik yazıtlar, sanat eserleri, zamanla ne kadar zarar görmüş veya ne kadar büyük bir çoğunluğu yok olmuş olsa da günümüze kadar insan veya doğa tarafından muhafaza edilmiş hala oldukça yeterli miktarda bilgi olduğunu belirtmek istiyorum.

Yazılı olarak sizinle paylaşacağım bilgilerin yanında çeşitli sanat eserleri hatta mağara çizimlerine kadar bir çok kanıt sunacağım. Aynı hikayelerin, çizimlerin hatta takımyıldızlarının detaylı isim ve görüntülerinin on binlerce yıldır sürekli olarak karşımıza çıkmasının sadece bir tesadüf, hayal ürünü veya gerçek mi olduğunu, her insanın sahip olduğu analitik zeka sayesinde karar verebileceğine eminim...

Tarih Öncesine Ait Sanat Eserleri

İlk UFO mağara oyması

Uzaylılara ve UFO'lara dair tasvir edilen muhtemelen ilk örnek, Hunan'da bir dağa oyulmuş uçan daire şeklidir. Tam 47.000 yaşında olan bu eseri Homo Sapiens'ten bile önce dünyada yaşamış olan Neandertal türü insan ırkı yapmıştır!

Tarih öncesine ait Avrupa'da bulunan ilkel insanlar tarafından yapılmış mağara çizimleri olarak karşılaşabileceğimiz bir çok uçan daire örneğiyle karşılaşabiliriz. Görmüş olduğunuz çizim, sanat tarihinin bilinen en eski örneklerinden biri olan Fransa'da, Pech Merle mağarasında keşfedilmiştir. Yaklaşık 20.000 yaşında olan mağara duvarlarına uçan daire şeklinde çizilmiş olan eser, tarih öncesine ait uçan dairelerin varlığını kanıtlayan Homo Sapiens insan ırkına ait en eski örneklerdendir.

Wandijina

Görmüş olduğunuz mağara çizimi Kimberley, Avustralya'da keşfedilmiştir. Yaklaşık 5000 yıl önce Avustralya yerlileri olarak bilinen aborjinler tarafından yapılmıştır. Wandijina veya gökyüzü varlıkları olarak adlandırdıkları varlıkların tasvirleridir. Geleneklerinde bu varlıklar, yaratılışın başlangıcının bir parçası ve olağanüstü güçlere sahip olduklarına inanmışlardır. Bu çizimde dikkatimizi çeken ilk şey kafalarının şekli, büyüklüğü ve bundan yola çıkarak film sektörü ve diğer kaynaklardan da bildiğimiz ve ileride daha detaylı inceleyeceğim uzaylı "grey" varlıklara benzerliği taşımasıdır.

Barrier Kanyon

Bu çizimler ise yine önceki çizimle benzerlik taşımaktadır fakat bu sefer Amerika Utah bölgesi, Barrier Kanyonu'nda keşfedilmiştir. Kafa ve göz yapılarının yine aynı biçimde tasvir edildiğini açıkça görebiliriz. Buna benzer eserler yine Utah bölgesine ait Sego Kanyonu'nda da karşımıza çıkmaktadır.

Kuzey İtalya, Lombardy bölgesinde, yaklaşık 5.000 ila 7.000 yıl öncesine dayanan çizimler bulunmaktadır. Burada tasvir edilen varlıkların kafalarının etrafından bir hale veya astronotların kullandığı uzay kaskına benzetebileceğimiz şekil gözümüze çarpmaktadır. Uçan daireler, ve uzaydan gelen "tanrı"lardan bahseden, Bagavad-Gita veya Mahabharata destanı gibi yazıtlardan yola çıkarak antik astronotlar olduğunun ihtimalini göz önünde bulundurabiliriz.

Aşağıda bulunan örnekler ise günümüze daha yakın olan sanat eserlerinde karşımıza çıkan uçan daire tasvirleridir;

1. 1350 yılında yapılmış "The Crufication" (Çarmıha Gerilme) Kosova'daki Visoki Decani Manastırı'nda bulunmaktadır.

2. Bu resim 12. yüzyıla ait "Annales Laurissenses" isimli yazıtta bulunmaktadır.

3. 1338 yılında Jaques Legrand tarafından yazılmış "Le Livres Des Bonnes Moeurs".

4. Floransa, İtalya'da bulunan ve 1400'lü yıllara ait Masolino Da Panicale'nin eseri "The Miracle Of The Snow" (Karın mucizesi)

5. Bu resim yine 12. yüzyıla ait "Annales Laurissenses" isimli yazıtta bulunmaktadır.

6. 1568 yılında İsviçre'nin Basel kentinde, gökyüzünde ortaya çıkmış olan "büyük siyah küreler"i temsil etmektedir. Eser, İsviçre'de Zurich Merkez Kütüphanesi, Wickiana Koleksiyonundandır.

7. 15. yüzyılda yapılmış "Madonna ile Aziz Giovannino" isimli eser.

UFO

Görmüş olduğunuz resim ve yazıtların dışında sizin de keşfedebileceğiniz daha sayısız eser bulunmaktadır.

İspanya'da bulunan Salamanca şehri, iki katedralin ev sahipliğini yapmaktadır. 12. yüzyılın ortalarında inşa edilen "Catedral Vieja" olarak bilinen "Eski Katedral" Avrupa'nın en eski katedralidir. Asıl ilginç olan 300 yıllık Salamanca isimli katedralin kuzey girişi cephesinde bulunan ve açıkça modern bir astronotu hatırlatan oyma sınırları zorlayacak bir kanıt niteliğindedir. Katedralin yapımı 1513 yılında başlayıp, 1733 yılında tamamlanmıştır. Bu görüntüye baktığımızda, gözün gördüklerini, aklın sorgulamamasının imkanı yoktur, en azında akıllara, öngörünün olağanüstü gücünden, zaman yolculuğu bile gelebilir, fakat o astronotun, o katedrale insanlığın aya basmasından 236 yıl önce neden bu şekilde bir figür yaptıklarının mantıklı bir açıklaması olamaz.

Salamanca Katedral

Sümer veya İnka öncesi döneme ait efsanelerde, onları ziyaret eden "tanrıların" Pleiades takımyıldızından geldiğini söylemektedirler. Mezopotamya, Mısır gibi tarih öncesi medeniyetlerde ve daha bir çok topluluk tarafından tekrarlanan tanrıların yıldızlardan geldiklerini ve bizi ziyaret ettiklerinin senaryolarını bulabiliriz. Kuran ve İncil'de de cin, nefilim, melekler vs. dünya dışı yaşamla ilgili bir çok iz bulabiliriz.

Ayrıca, kutsal Hindu metni olan Bagavad-Gita veya Mahabharata destanı gibi ve daha dünyanın bir çok yerinde kutsal veya bilgi içerikli kitaplarda da dünya dışı yaşam formlarından haberdar olabiliriz.

UFO Art

Antik yazıtlardan mağara duvarına çizilmiş resimlere kadar tarih boyunca insan evladının, farklı şekillerde gördükleri, yaşadıklarını kaydettikleri deneyimlerini bu zamana kadar taşıyıp, bizleri uzaylı varlıkların ne kadar uzun zamandır ve ne ölçüde ziyaret ettiklerini ve sanki gelişimimizi kontrol eder gibi olduklarının sonucuna ulaşabiliriz. Konuya yabancı olan okurlarıma da önyargılı olmamanızı tavsiye ederim, çünkü binlerce yıl önce yaşamış atalarımız, biz daha dünyanın yuvarlak olduğunu söyleyen kişileri yakıp, işkence ederken, onlar dünyanın yuvarlak olduğunun zaten bilincinde olup, dünyanın, bir güneş sistemindeki yolculuk eden bir gezegen olduğunun farkındalardı.

Günümüzde de sayısız video ve fotoğraf formatında belgelenmiş kanıt bulunmaktadır, fakat haber kanalları veya gazetelerde bu tarz hadiselerle neden karşılaşamadığımızı ilerideki yazılarımda detaylıca üstünde durup inceleyeceğim, fakat uzaylılarla insan evladının teması belki de bundan önce hiç olmadığı ölçüde yaşanmaya devam etmektedir.

Bundan dolayı sadece göz hizasında olanlara değil, gökyüzüne de biraz dikkat ettiğinizde inanmakta zorluk çekebileceğiniz bir deneyim belki siz de yaşayıp bu konunun gerçekliğinden emin olabilirsiniz...

Spiritüalizmde Bu Hafta