• Tamer Gerek

Aydınlanmanın Anlatılmayan Kısmı...


Spiritüalizm kendine ve her şeye daha yoğun bağlılık duymaktan ibaret bir yoldur. Spiritüalizm sayesinde çevrenizdekilerle bir olma duygusunu deneyimlemek büyülü ve olağanüstü bir duygudur.

Peki bu noktaya nasıl ulaşabiliriz? Nasıl daha "spiritüel" bir insan haline geliriz, ve manevi yol gerçekten nasıl bir yoldur?

Bilgisayarın başında oturup da aydınlanmış gurular gibi her şeyin mükemmel ve kusursuz olduğunu söylemeyeceğim, çünkü yalan söylemek niyetinde kesinlikle değilim. Manevi uyanışa götüren yolun büyük bir çoğunluğu karanlık ve oldukça karışıktır. Ruhsal benliğinizi açığa çıkarmaya ulaştıran yol genellikle engebeli, ve son derece tümseklidir, çukurlarla dolu ve çıkmaz sokaklarla doludur, ve eminim ki bu yolda ilerleyen her birey mutlaka zaman zaman çukurlara saplanıp, çıkmaz sokakta olduğunu bile belki yıllar sonra fark edip rotasını değiştirip yeterince güçlü isteği olanlar tekrar "ana yola" bağlanmaya çalışmışlardır.

Spiritüalizmin güzelliğini ancak biriktirdiğiniz deneyimler, ve oraya ulaşmaya çalıştığınız yolculuğun ta kendisinin olduğunu keşfettikten sonra anlayabilirsiniz.

Spiritüel duyarlılığı yüksek bir insan olmak, kendinize, insanlara, ve yaşadığınız durumlara en ufak önyargısız bakmayı gerektirir. Spiritüalizm, bize en çok zarar vermiş insanları affedip sevmemizi, ve her aldığımız yaradan bir ders çıkarmamızı öğretir.

Pek de harika bir yol değilmiş, değil mi? Bize zarar veren, canımızı yakan veya bizi kullanan insanları nasıl sevebiliriz peki? Ekonomik zorluklar yaşamak, veya en çok sevdiğimiz kişiyi kaybettiğimiz için nasıl minnetar olabiliriz?

Spiritüel "olmak" bizi daha sakin ve daha mutlu bir insan yapmıyor muydu?

Bir çok insan bunu bilmiyordur fakat spiritüel uyanışı tetikleyen etken hayatın normal akışını değiştiren veya travmatik bir olay yaşanmasıdır. Bize bu yara açan olaylar, bize dönme dolap etkisi yaratıp bazen tepede, bazen ise en dipte olduğumuzu hissettirir. Bu evreleri yaşamanın ötesini keşfettiğimizde ise hayata farklı bir perspektiften bakmayı öğreniriz ve bu çoğu zaman manevi bir yola doğu gitmemize sebep olabilir.

Yaşadığımız her şeyin bir sebebi olduğunu anlayarak, cevap aramaya başlarız, aradıkça da işitme, görme veya hissetme gibi duyularımızın geliştiğini keşfedebiliriz. Bunun sonucunda ise çıplak gözün gördüğünün de ötesinin olduğunu anlarız. Bundan sonra ise biriktirdiğimiz farklı sorularla tekrar cevap arayışına çıkarız.

"Uyanmaya" başlayınca, eski hayatımızdan sıyrılmış ve çevremizdeki insanlardan kopuk olduğumuzu hissederiz. Bu süreç çok güzeldir, aynı zamanda da kafa karıştırıcı ve acı vericidir.

Gerçekte olan şey, ruhumuzun uyanmaya başlaması ve asıl potansiyelimize ulaşmamız için bizi güçlü bir şekilde daha ileriye götürmemizi arzulamasıdır.

Ruhumuzun olduğunu ve sandığımızdan daha fazlasını olduğunu hissettiğimizde bu yolun geri dönüşü artık neredeyse imkansızdır, artık "karamel macchiato" bizi eskisi gibi iyi hissettirmeyecektir...

Ruhsal olarak uyanık olmak, hiç kolay değildir, fakat en sonunda eskiden olduğumuz insandan çok daha dayanıklı ve güçlü oluruz, çevremizde olup biten her şeyi artık daha farklı görürüz.

Meditasyonun bize aradığımız cevapları verdiğini, en güçlü ilacın olduğunu, zihnimiz, bedenimiz ve ruhumuza iyi geldiğini bir çok kişiden duyabilirsiniz.

Meditasyona ilk başladığım sıralarda pek bir şey deneyimleyemedim, veya o söylenen sayısız faydalarını görememiştim. Sonra zamanla devam ettikçe farklı şeyler yaşamaya başladım. Meditasyon sırasında tamamen unuttuğum veya bastırdığım anılarımın zihnim tarafından yansıtıldığını, kendim hakkımda bir çok bilmediğim bilgi öğrendim, ve kendimle daha "bağlantı halinde" olduğumu hissetmeye başladım.

Ruhumuz bizi kendi ruhsal tarafımızı keşfederken bir spiritüel yolculuğa çıkarır. Canımızı yakmak veya bize zarar vermek için değil, tam tersi, eskiden beri topladığımız yaraları iyileştirip daha iyi bir bütün oluşturur. Yıllarca gösterilmeye çalışılan şeylerden artık kaçmayın, onları gözlemleyin. O anları veya yaşananları kabul edip yansıttığı duygunun içine girip deneyimleyin, hem kendinize hem de anılarınızda bulunan herkese karşı koşulsuz sevgi hissedin sadece. Tabii bir kez bunu yaptıktan sonra hemen mucizeler beklemeyen ama sürekli olarak bunu yaparsınız, artık o duyguların size eskisi kadar zarar veremeyeceğini göreceksiniz.

Bu süreçten sonra daha olumsuz, mutsuz, veya depresif olacağınızı düşünebilirsiniz, fakat tam tersi duygular artık ağır bastığını hissedeceksiniz. Mutsuzluğun yerini huzur, olumsuz düşünceler yerini ise sadece boşluk alacaktır.Bundan önce sizin sindiremediğiniz sözler veya durumlar artık sizi eskisi rahatsız etmeyecektir.

Yalnız bir şekilde hedefe ulaşmaya çalıştığınız bu engebeli yolun sonunda bir ışık vardır, fakat o ışığın kaynağı düşündüğünüzden daha uzakta olabilir. Fakat ışığa ne kadar yakın olursanız etrafınızı o kadar iyi görmeye başlayıp yolunuzdan sapma ihtimallerinin daha düşük olduğunu, çukurların bir çoğunu artık daha kolay fark edersiniz, eskisi kadar yine zorlanabilirsiniz sadece zorlukları daha kolay karşılarsınız, çünkü yolculuk sırasında tecrübe kazanmışsınızdır. Fakat bu yolculuk sırasında mevsimler geçer ve ışığa ne kadar yakında olsanız da mevsim yaz değil, kış da olabilir.

Aydınlanmış insan da herhangi bir insan kadar zorluk yaşar, fakat aydınlanmış insan o zorlukları artık gülerek karşılar...

Spiritüalizmde Bu Hafta

Copyright © 2016 Galaktik Haber Tüm Hakları Saklıdır.